Aşırı terlemeye karşı etkili tedavi yöntemleri

14/5/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Pek çok yararı bulunan ve fizyolojik bir mekanizma olan terleme, zaman zaman sosyal bir sorun haline gelerek kişilerin yaşam kalitesini düşürebiliyor.

Terleme esnasında vücuttan su ile birlikte az miktarda tuz, üre, ürik asit ve çeşitli toksik maddeler atılır .

TERLEME SAĞLIĞIN BELİRTİSİ

Normal bir yetişkinde, yaklaşık 2 ila 4 milyon tane ter bezi bulunur ve bunlardan günde ortalama 500 cc civarında ter salınır. Bu salgının temel fonksiyonu vucut ısısının kontrol altında tutulmasıdır.

Hava sıcaklığı veya egzersiz gibi nedenlerle vücut ısısı arttığında , salınan terin bir kısmı vücuttan buharlaşıp uzaklaşır ve bu sayede soğutma sağlar.

Aşırı terleme iki türlüdür :

Terlemenin günlük yaşantıyı etkileyecek kadar yoğun olması durumuna genellikle insanların yüzde 1’inde rastlanır. Aşırı terlemenin kesin nedeni henüz bilinmemekle birlikte, en sık rastlanılan açıklama sempatik sinirlerin bazen doğuştan gelen ve hiçbir nedene bağlı olmayan bir şekilde çok yüksek seviyede çalışmalarıdır.

Bu rahatsızlığın belirtileri genelde çocukluk ve ergenlik çağlarında başlar ve yaşam boyu devam eder. Genellikle el, koltuk altı, yüz ve ayak gibi bir veya birkaç bölgede görülen aşırı terleme adı verilmektedir.

Altta yatan hormon veya metabolizma bozuklukları, bazı enfeksiyonlar, hastalıklar ve psikiyatrik bozukluklar, bazı ilaçların yan etkileri veya aşırı kilo gibi nedenler de aşırı terleme yapabilir, bu duruma ise sekonderhiperhidroz denilmektedir ve terlemede artış belli bir bölgeden çok vücudun genelinde görülür. Bu durumda, altta yatan sorunun tedavisi gereklidir. Tedavi seçeneklerine başvurmadan önce, sorunun nedeninin araştırılması ve tedavinin buna göre düzenlenmesi gerekir.

AŞIRI TERLEMENİN SOSYAL SONUÇLARI
Aşırı terleme kişinin sosyal, fiziksel ve mesleki yaşamında çok önemli problemlere yol açabilir, romantik ilişkilerini, iş verimini, eğitim ve kariyer seçimini, ruhsal sağlığını ve yaşam kalitesini çok olumsuz etkileyebilir.

Örneğin, elleri fazla terleyen kişiler sosyal çekingenlik yüzünden el temasından ve tokalaşmaktan kaçınabilir veya sosyal deneyimlerden kaçınamadıkları zamanlarda ve öncesinde şiddetli iç sıkıntısı yaşayabilirler. Hasta terleyeceği endişesine kapıldığı zaman, terlemesine neden olan uyarılar artarak terlemeyi daha da artırabilir ve de sonuçta gerginlikler ile bunların fiziki sonuçları birbirlerini tetikleyerek hastayı bir kısır döngüye sokabilir.

AŞIRI TERLEMEDE TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Aşırı terlemenin tedavisinde cerrahi ve cerrahi dışı metotlar da kullanılabilir. Genel olarak, ilk önce ağızdan alınan sistemik ilaçlar, haricen sürülen kremler ve losyonlar, botoks enjeksiyonları veya iyontoforez gibi metotlar denendikten sonra istenen sonuç elde edilemiyorsa cerrahi denenmelidir.

Cerrahi dışı metotların en olumsuz tarafları etkilerinin geçici olmaları ve bu nedenle belli aralıklarla tekrarlanmalarının gerekmesidir, ancak özellikle hafif vakalarda etkili sonuç verebilirler.

İlaç Tedavileri
Hiperhidroz tedavisinde kullanılan ve tedavi başarıları değişken olan bazı seçenekler mevcuttur. Beta-blokerler, antidepresanlar ve bazı antikolinerjik ilaçlar bir süreliğine faydalı olabilirler. Ancak terlemeye etkili olmaları için alınmaları gereken dozlarda ortaya çıkan çeşitli yan etkileri nedeniyle genelde önerilmezler.

Terleme Önleyiciler
Tedavide ilk seçenek olan terlemeyi önleyici merhemler ve spreyler hafif ve orta şiddetli sorunu olan hastalarda kullanılabilir. Çoğu kozmetik ter önleyicide de yer alan aluminyum tuzlarının hiperhidrozisli hastalarda etkili olmaları için çok daha yüksek konsantrasyonlarda kullanılması gerekir.

Haftada 2-3 kez sorunlu bölgeye sürülür ve ömür boyu kullanılması gerekir, ancak zamanla etkisi azalabilir ve ciltte tahrişe yol açabilir. Kullanımdan hemen önce banyo yapılmamalı ve de zedelenmiş ya da tahrişli deriye uygulanılmamalıdır.

İyontoforez tedavisi
El ve ayakta olan aşırı terlemede kullanılır. Elektrolit solüsyonuna batırılmış eller ve/veya ayaklara düşük voltajlı elektrik uygulanması prensibine dayanır, kesin etki mekanizması bilinmemektedir. Zaman alıcı ve özel cihaz gerektiren masraflı bir metottur.

Başlangıçta daha sık, ortalama haftada bir yapılan 1-2 aylık bir tedaviden sonra şikayetler 1-3 ay süren bir azalma sağlayabilir, sonra tekrarı gerekir. Gebeler, kalp pili olanlar ve metal ortopedik protezi olanlarda uygulanamaz. Hafif ve orta şiddetli hastalıkta etkili olabilmektedir.

Botox tedavisi
Clostridium botulinum adlı bakterinin ürettiği bilinen en ölümcül zehirlerden biri olan botulinum toksini, çok düşük ve uygun dozlarda kullanılarak koltuk altı, el ve ayaktaki aşırı terleme sorununa çözüm sağlayabilmektedir.

Bu toksin ter bezlerini uyaran sinirlerde uzun süren bir felç benzeri etki ortaya çıkararak terlemeyi birkaç kat azaltır. Terleyen bölgeleri belirginleştiren çeşitli boyama metotları ile ciltteki hedef bölgeler belirlendikten sonra, kremler ile cilt uyuşturulur ve ince uçlu iğnelerle acıtmadan cilt içine ilaç enjekte edilir.

İşlem yaklaşık yarım saat sürer ve etkisi kısa sürede ortaya çıkar. İstenen etki 12 aya kadar devam edebilir, etki azaldığı zaman ise enjeksiyonun tekrarlanması gerekir. Genelde botox alerjisi olanlar, hamileler ve myasteni veya MS gibi kas-sinir hastalığı olanlar haricinde genç yaşlı çoğu kişiye uygulanabilmektedir.

Cerrahi Tedavi
Diğer tedavi seçenekleri denendikten ve cevap alınamadıktan sonra, uygun olan kişiler seçilerek cerrahi tedavi uygulanabilir.

Ter bezlerinin sayısının azaltılması için koltukaltı derisinin cerrahi olarak çıkarılması veya koltuk altı cildine yüzeysel liposuction uygulaması ile ter bezlerinin alınması da aşırı terleme tedavisinde kullanılan yöntemlerdir, ancak bu metotlar hiperhidroz sadece koltuk altına izole ise tercih edilmektedir.

El ve koltuk altında birlikte hiperhidroz olduğu durumlarda etkinliği en yüksek ve en popüler cerrahi metot, ETS diye kısaltılan Endoskopik Torakal Sempatektomi’dir. Bu metodu deneyimli göğüs cerrahları ve plastik cerrahlar uygulamaktadır.

EL VE KOLTUK ALTINDA ETS YÖNTEMİ
Özellikle el ve koltuk altı terlemelerinde uygulanan ETS, göğüs boşluğundan geçen sempatik sinirlerin etkisiz hale getirilmesini sağlar. Cerrahi teknik olarak sinirin kesilmesi, yakılması veya titanyum klipslerle ezilmesi şeklinde seçenekler mevcuttur ve de bunların hepsinde çözüm kalıcıdır. İşlem bir saat kadar süren genel anestezi altında yapılır.

Koltuk altında 1 cm kadar küçük 1-2 delik açıldıktan sonra sokulan kamera ve küçük aletlerle işlem gerçekleştirilmektedir. Başarılı olunmuşsa ameliyatın etkisi hemen ortaya çıkar ve hasta uyandığında ellerini kuru ve sıcak hisseder. Ameliyattan sonra 1-2 gün veya daha az süre içinde taburcu olunup kısa sürede normal çalışma düzenine dönülebilir.

Bu ameliyatın yapılamayacağı kişiler genel anestezi alamayacak, ağır kalp-akciğer hastalığı olan, plevra zarında geçirilmiş ameliyat veya hastalığı olan veya tedavi edilemeyen tiroid hastalığı olan hastalardır.

Cerrahinin genel risklerine ek olarak, ameliyatın en sık yan etkisi ameliyat edilen dışındaki bölgelerde terlemede artış olmasıdır. Bazen bu artış ameliyattan önceki hali tercih ettirecek kadar şiddetli olabilir, bu durumda işlemin geriye döndürülmesi klipsleme dışındaki metotlarda çok zordur.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Zeytinyağının faydaları

14/5/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

* Bugün dünyanın en önemli kanser ilacı köpek balığının kıkırdağıdır. Köpekbalığından elde edilen sgualene adlı madde sızma zeytinyağında bol miktarda bulunur Günde 100 cl . zeytinyağı tüketimiyle köpekbalığı kıkırdağından alınacak kadar sgualene alınmaktadır.

Zeytinyağı kanser riskini % 50'ye yakın azaltmaktadır.

* Zeytinyağı hücreleri korur. Zeytinyağında bulunan Oleiprine maddesi sayesinde hücreler yenilenir. Kansere karşı hücreler korunur.

* Zeytinyağı üretimi sırasında ısıyla temas etmemesi gerekiyor. Bu nedenle zeytinyağının sağlıklı olan çeşidi Riveriya değil, Sızma olanıdır. Aslında en doğrusu, kokusuna alışıp mümkün olduğunca az ya da hiç rafine edilmemişini kullanmaktır.

* Merhem olarak da kullanılmakta olan zeytinyağı; tahrişin sebeb olduğu acı ile yanmayı giderici ve yumuşatıcı özellikleri bulunan losyondur.

* dokuların yara ya da iritasyonunda ve enfeksiyonlara karşı yararlıdır.

*Zeytinyağı, sindirim sistemini etkiler ; ister soğuk olsun, ister sıcak olsun zeytinyağı mideyi koruyucu bir tabaka ile sararak mide asidini azaltır. Yemek öncesinde ya da sonrasında alınan bir kaşık zeytinyağı, mide zarını örtüp alkolün nüfuz etmesini önleyeceği gibi, karışık içkilerin neden olduğu sarhoşluğu da azaltır.

*Gastrit ve ülsere karşı korunmada etkin yardımcıdır. Hazmı en kolay olan zeytinyağı besinlerin bağırsaklar tarafından çok daha iyi emilmesini sağlayarak bağırsakların çalışmasını düzenler. Isıtılmış olsun veya olmasın zeytinyağı gastrik asiditeyi azaltabilmektedir. Tahriş giderici etkileri ile ülsere karşı koruma sağlamaktadır.

*Zeytinyağı safra kesesinde safra taşı oluşum riskini azaltır, hazmı kolaylaştırır. Dalakta taş oluşumunu engeller. Sarılığa ve karaciğer sancılarının giderilmesinde etkilidir. Oruç tutanlar, sahurda bir çorba kaşığı zeytinyağı içerse safra kesesi ve bağırsakları rahatlatacaktır.

*Sabah kahvaltıdan önce tüketilen 1 ya da 2 çorba kaşığı zeytinyağı -basit kronik kabızlığa - iyi gelir (daha iyi netice için suyla karıştırılabilir). Basur şikâyetlerini giderir; sıcak olarak içilir.

*Anne sütünde de mevcut olan E vitamini ve oleik asit içeriği ile zeytinyağı, normal kemik gelişimine katkıda bulunmaktadır. Anne karnında ve doğumdan sonra bebeğin beyninin olduğu kadar, genel olarak sinir sisteminin gelişimini de desteklediğinden, hamile ve emziren annelere özellikle yararlıdır.

*Zeytinyağı yaşlanmanın, hem genel olarak doku ve organlar, hem de beyin fonksiyonları üzerindeki etkilerini geciktirmektedir.

*Kan şekeri seviyesinin düşmesine yardımcıdır.

*Zeytinyağı; Kötü kolesterol LDL'yi azaltırken, iyi kolesterol HDL'yi artırır. (Yüksek LDL kolesterolü seviyesine bağlı olarak yükselen kolesterol seviyesinin aterosklerotik kalp hastalığında nedensel rol oynadığı kuşkusuzdur. Epidemiyolojik veriler koroner kalp hastalığı vakalarındaki düşüşün total veya LDL kolesteroldeki düşüş ile beraber olduğunu göstermektedir.)

*Diyetle alınan doymuş yağ asitlerinin (DYA) total kolesterol seviyesini yükselttiği iyi bilinmektedir.

* Kalp dostu ; zeytinyağı hayvansal yağların aksine kandaki kolesterol miktarını ve dolayısı ile kalp krizi riskini azaltır. Kan plateletlerinin toplanmasına engel olarak kan pıhtılaşması riskini de yok eder.

* Günde bir kaç damla zeytinyağı bebeğin gelişiminde büyük katkı sağlar.

* İçerdiği E, A, K vitaminleri ile her yaştaki çocuğun gerekli ihtiyacına yanıt verir. Bu vitaminler kemiklerin doğal gelişimine ve mineralleşmeye yardımcı olup, güçlenmesini hızlandırır. Her yaştaki insan için faydalıdır.

* Böbreklerin ıslahında, taşları düşürmede, bağırsak kurtlarını düşürmede, karın ağrısında sıcak su ile içilmesi iyi gelir.

* Çocukları raşitizmden korur. Siyatik, mafsal ağrıları için faydalıdır; zeytinyağı tortusu sürülür.

* Ağızda çalkalandığında, dişlerin beyaz olmasını sağlar, diş etlerini korur, diş çürümelerini önler.

* Zeytinyağı sağlık ve güzellik kaynağıdır.cilde ve saçlara çok faydalıdır. Cildi besler, korur ve yumuşatır.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Kirpik güçlendirmek için

14/5/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

1 çay kaşığı hint yağı

1 çay kaşığı fındık yağı

1 çay kaşığı soya yağı

Bu malzemelerin hepsini karıştır bir yağ oluşacaktır. Bu karışımı saklayabilirsiniz. Kulak pamuğuyla kirpik diplerinden uçlara doğru rimel gibi sürün.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

At kestanesi

2/4/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Özellikle kadınların daha genç görünmek için ilgi gösterdiği kırışık giderici kremlerin içeriğinde ana etken madde olarak atkestanesi kullanılmaktadır.

Atkestanesi cilt bakımında mucize gibi etkileriyle tam bir şifa kaynağıdır. Atkestanesi ile yapılan krem ve yağlar bir çok cilt sorununa kesin çözüm getirmektedir.

Ciltteki genişlemiş gözenekleri kapatıyor, yüzdeki kırmızı görünen kılcal damarları yok ediyor. Bu özellikler atkestanesinin damar büzücü oluşundan kaynaklanıyor.

Günümüzde birçok botox etkisi yapan krem, vücut bakım ürünü ve sıkıştırıcılarda atkestanesi bulunuyor. Romatizmal ağrılar, kas ağrıları, saç dökülmesi, yüzdeki güneş lekeleri, damar ağrıları ve göğüslerin toparlanmasında son derece etkili olan atkestanesi, hemoroit tedavisinde kullanılır; bacaklardaki variste dolaşımı düzenler, ağrıları dindirir, gevşemiş boyun derisini sıkıştırır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Yaban mersini

2/4/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Ilıman ve tropik karakterli iklimlere adapte olmuş çalı formunda bir bitkidir. İngilizce blueberry (billbery) olarak bilinir. Bu bitki ülkemizdeki literatürde Yaban mersini olarak bilinir. Ancak yetiştiği farklı coğrafyalarda farklı adlarla da bilinmektedir. Örneğin;  Rize’de Likapa, Trabzon’da Ligarba,  Lifos veya Trabzon Üzümü,  Rize Pazar ilçesinde Kaskanaka, Rize Ardeşen İlçesinde Çera (Çela),  Artvin’de Morsivit veya Mahabak, Giresun’da Çalı Çiçeği, diğer bölgelerde ise Ayı Üzümü,  Çay Üzümü veya Çoban Üzümü.

Yaban mersini; 30cm-1 metre arasında boyu olan ve genelde mayıs aylarında çiçek açan bir bitkidir.  Güz aylarına doğru olgunlaşır olgunlaştığında meyveleri mavi renklidir.  Meyvesinin dışında “yapısında bulunan maddelerden dolayı”  puslu bir görüntü mevcuttur. Bu görüntü içeriğindeki yüksek tanenleşmeden dolayıdır.

 

Tarihi Olarak

Aslında yaban mersini yüz yıllardır bilinen bir meyvedir 1862 lere kadar uzanan bir literatür geçmişi vardır. Ancak yaban mersininin ünü,  2. dünya savaşı sırasında uçak pilotlarının  görme yeteneklerini artırdığının anlaşılmasıyla yayılmıştır. Yaban mersini hakkında 1960 lardan sonra çeşitli laboratuar ve klinik deney araştırmaları yapılmıştır.  Yaban mersini bütün bunların sonucunda günümüz modern tıbbının tedavi destekleyici meyveler literatüründe iyi bir yer edinmiştir. Yaban mersini hakkında Osmanlı döneminde de bazı kaynaklara rastlanmaktadır bu kaynaklarda yaban mersininin ticari bir bitki olduğundan bahsedilmektedir.

 

Etken Maddeleri Nelerdir?

Yaban mersininde diğer bütün şifalı bitkilerden daha fazla oranda anti oksidan madde vardır. Yalnızca bu özelliği dahi yaban mersinin önemli şifalı bitkiler kategorisine sokmaktadır. Genel olarak yaban mersininde;

  • Antosiyanidinler
  • Tanenler
  • Alkoloidler(myrtine, epimyrtine)
  • Fenolik asitler
  • Glikozitler

 

Hangi Rahatsızlıklara iyi gelmektedir

Yaban mersini Damarlar üzerinde oldukça etkilidir. Bu durumda yaban mersini, damarla ilgili olan

  • Varis
  • Basur(hemoroid)
  • Romatizmal ağrılar
  • Kan damarlarının tıkanması
  • Damar sertliği
  • Akciğer amfizemi
  • Zayıf kılcal damarların güçlendirilmesi.
  • Artrit(eklem iltihaplanması) rahatsızlıklarının tedavisin de yardımcı faktördür.

 

Diğer yandan yaban mersini gözde olumlu etkileri olan bir besindir. Bu durumda

  • Göz yorgunluğu,
  • Miyopluk,
  • Katarakt,
  • Karasu (Glokom: Göz tansiyonu),
  • Şeker hastalığından kaynaklanan görme bozuklukları (Diyabetik retinopati),
  • Gece körlüğü, gibi rahatsızlıklarda oldukça etkili bir meyvedir.
  • Tavuk karası (retinitis pigmentosa) hastalığının ilerlemesini yavaşlatıcı

 

Gözle ilgili olarak başkaca

  • Gece görüşünü artırıcı,
  • Göz kamaşmasını giderici,
  • Retinayı güçlendirici, olarak ta kullanılabilir.

 

Mide rahatsızlıklarıyla ilgili olarak yaban mersini

  • Bulantıyı baskılayıcı
  • Mide kramplarını önleyici ,
  • Ülser önleyici olarak kullanılır

 

Kullanım şekli

Likapa taze meyve olarak kullanılabildiği gibi kurutulmuş olarak ta kullanılabilir. Diğer yandan marmeladı da oldukça yaygın olarak tüketilmektedir. Aktarlardan elde edilen genelde kurutulmuş meyveler çay şeklinde demlenip içilebilmektedir. Ayrıca meyve sularına katılan bir kokteyl tamamlayıcı olarak kullanıldığı da sık karşılaşılan bir durumdur.

 

Nasıl Temin Edilebilir?

Yaban mersini meyve olarak büyük marketlerde bulunabilir. Kuru olarak ise genellikle aktarlarda satılır. Öğütülmüş toz olarak yine aktarlarda satıldığı gibi. Tabletler şeklinde extratları da bulunmaktadır.  Bu şekildeki ürünleri eczanelerden, aktarlardan veya internet üzerinden online satış mağazalarından alabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::



Menü

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Yasal Uyarı Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız.Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız.Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur. danışınız.

Bağlantılarım

<%EkleBunu%>