
Türk erkeklerinin %70'nin erken boşaldığını ifade eden CİSED Başkanı Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe; "Erken boşalmayı hemen her erkek aynı şekilde yaşar gibi görünse de aslında erken boşalmanın her biri farklı nedenden kaynaklanan 10 tipi vardır.
4'ü fiziksel nedenli, 5'i psikolojik ya da ilişkisel nedenli ve 1 tanesi de diğer bir cinsel fonksiyon bozukluğunun eşlik ettiği karışık tip olmak üzere inceleyeceğimiz erken boşalma çeşitleri özellikle klasik ve geleneksel yöntemlerin sonuç vermemesini anlamada bizi aydınlatacak bir sınıflama olacaktır.
Psikolojik ve ilişkisel nedenler oldukça karmaşık ve birbirine bağlıdır, o nedenle bunları iyi anlamak gerekir. Erken boşalmanın sadece nedenleri değil, etkileri de karmaşıktır. Erken boşalma erkeğin öz saygısı, cinsel yaşantısı ve ilişkisi üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Kişi öfke, aşağılanma, hayal kırıklığı, kızma, yetersizlik, utanç ya da suçluluk doğuran eski deneyimlerini ve egosunu rahatsız eden birçok özrünü bilinç dışına itmekle kalmaz, bunları hiç yaşanmamış gibi de algılayabilir.
Günahkârlık, suçluluk, bedel ödeme, kendini cezalandırma, kapalılık, saldırganlık, derin endişe, zevk ve yetenek etrafındaki çatışmaları gizlemek için erken boşalmanın ne anlam ifade ettiği mutlaka üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Çünkü erken boşalan erkek, bilinçdışı olarak, hem kendini hem de partnerini cezalandırıyor olabilir. Ayrıcı tıpkı bir döngü gibi, bu etkiler erken boşalma sorununun daha da kötüleşmesine neden olabilir. Bu nedenle erkeğin hangi tip ya da tiplerde erken boşalmaya sahip olduğunu belirleme boşalma refleksini kontrol etmede özel ve etkili yaklaşımların geliştirilmesi için önem arz eder.' dedi.
Erken boşalmanın 10 tipi var
Erken boşalmaya tanı koyma sürecinin önemine dikkat çeken CİSED Başkanı Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe; "Kişiyi ilk önce ömür boyu olan ve daha sonra sonradan kazanılmış olan erken boşalma tiplerine göre değerlendirmek gerekir. Erken boşalmanın 4 tipi (nörolojik sisteme bağlı erken boşalma, özgüven eksikliğine bağlı erken boşalma, psikolojik sisteme bağlı erken boşalma ve psikoseksüel beceri eksikliğinden kaynaklanan erken boşalma) ömür boyu süren erken boşalma tipini ifade eder, geri kalan 6 tip ise (fiziksel hastalığa bağlı erken boşalma, fiziksel yaralanmaya bağlı erken boşalma, ilacın yan etkisine bağlı erken boşalma, psikolojik streslere bağlı erken boşalma, ilişki stresine bağlı erken boşalma ve karışık tip erken boşalma) sonradan kazanışmış erken boşalmayı işaret eder.
En yaygın erken boşalma tipleri; özgüven eksikliğine bağlı erken boşalma, psikolojik streslere bağlı erken boşalma, karışık tip erken boşalma (genellikle sertleşme sorunları gibi başka bir cinsel işlev bozukluğu ile birlikte görülen erken boşalma) ve psikoseksüel beceri eksikliğinden kaynaklanan erken boşalmadır. Daha sonra en yaygın olanlar ilişki stresine bağlı erken boşalma, psikolojik sisteme bağlı erken boşalma, nörolojik sisteme bağlı erken boşalma ve fiziksel hastalığa bağlı erken boşalma (genellikle prostat iltihaplanması)'dır. Fiziksel yaralanmaya bağlı erken boşalma ve ilacın yan etkisine bağlı erken boşalma ise daha nadirdir.' dedi.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Vajinal akıntılar kadınların doktora en sık başvurduğu hastalık şikayetidir.
Vajina normal olarak nemli bir yapıya sahiptir.Vajina duvarlarındaki ve vajinanın içinde bulunan rahim ağzındaki bezelerden salgılanan sıvılar bu nemliliği-ıslaklığı sağlar . Vajina vücudun dışarıya açılımı olan boşluklarından bir tanesidir. Vajinanın ıslaklığı kadının sağlığı açısından gereklidir . Mühim olan var olan akıntının normal mi, yoksa bir hastalık habercisi mi olduğunu ayırt etmektir. Çünkü varolan akıntı kişinin hareketi, ayakta durması gibi nedenlerden dolayı yerçekiminin etkisiyle vajinadan dışarı akacak ve iç çamaşırında veya pedinde bir ıslaklık oluşturacaktır.Ve bu salgılanma herhangi bir hastalık veya sıkıntı yoksa sağlıklı bir kadında süreklidir.
Normal vajinal akıntı berraktır ve sıvı yumurta akını andırır, koku yapmaz. Bu ıslaklığın kıvamı yumurtlama dönemi sırasında (adetin başlangıcından itibaren 14. gün civarı) biraz değişir ve sıvılaşabilir. Bunun amacı doğanın döllenmeye hazır yumurtanın döllenmesini kolaylaştırmak için salgının kıvamını değiştirmesidir ,Servikste(rahim ağzındaki) ve buradan salgılanan sıvılardaki tüm değişiklikler buradan spermin kolayca geçerek yumurtaya ulaşmasını sağlamak içindir.. Adet dönemine yaklaştıkça bazı hanımlarımızda vajinada bir koku olabilir ve akıntı rengi koyulaşabilir. Bu adet kanamasını oluşturan hormonların bu dönemde getirdiği etkidendir.
Tanımladığımız dışındaki bütün akıntıları muayene oluncaya kadar bir hastalık belirtisi olarak kabul etmek ve en kısa zamanda doktora başvurmak sağlığınız açısından gerekli ve önemlidir.Rahatsız edici bir vajinal akıntıyla yaşamak kişinin hayat kalitesini düşürecektir. Kendinize olan güveniniz azalacak, kendinizi kötü ve huzursuz hissetmenize sebep olacaktır. Cinsel yaşantınızı ve partnerinizle olan ilişkinizi etkileyebilecektir. Daha da önemlisi sağlığınızı bozacak, kısırlığa veya daha kötü sonuçlara gidebilen olaylara sebep olabilecektir.
Akıntıların tedavisi sanıldığının aksine daha kolay ve de acısızdır. Hele hele belirtilerin ilk başladığı günlerde bize başvuran hanımlarımızın bu sıkıntıları çok daha kolay ve de basitçe çözülebilmektedir. En sık karşılaştığımız korku nedeni ise ya kötü bir şey çıkarsa diye düşünüp doktora başvurmamaktır.Var olan gerçek hiçbir zaman değişmeyecektir gecikmeniz karşılaşmaktan korktuğunuz olayları yok etmez aksine büyütür ve arttırır. Ve sonunda basitçe halledilecek bir sorununuz varken geçirdiğiniz (kaybettiğiniz) zaman, bu sorunu daha da büyümüş bazen de çözülemez bir hale de getirebilir.Gerçekleri görmemeye çalışarak yok edemezsiniz. Sağlıklı kalabilmek kendinize saygı duyabilmek (Kendine saygı duymayan insana başkaları da saygı duymaz) için, düzenli olarak bir sıkıntınız ve cinsel hayatınız olsun olmasın doktor kontrolüne gitmektir. Önerdiğimiz altı ayda birdir. Eğer sıkıntınız varsa hemen gitmek en faydalı olanıdır.İnsanın en değerli varlığı kendisidir.Bedenimize sahip çıkalım.
Fizyolojik Akıntılar (Doğal Akıntılar)
- Östrojen düzeyine (Kadınlık hormonlarından bir tanesi) bağlı değişiklikler ; mesela adet kanaması(mensturasyon
kanaması ) öncesi
- Cinsel Uyarım ;Cinsel uyarıyla vajinada meydana gelen ıslanma ve bunun oluşturduğu akıntı
- Gebelik ;Gebelikte rahim ağzındaki bezlerin salgıları gebeliği ve bebeği korumak için artar
-Spiral' e bağlı akıntılar
Patolojik Akıntılar ( Doğal Olmayan Akıntılar )
1- Vajinal ( Vajinaya-Döl yoluna ait)
- Vajinanın mantar hastalıkları
- Trikomanas vajiniti (Cinsel yollada geçen parazit kökenli hastalık ) - Bakteriyel Vaginosis (Çeşitli bakterilerin neden olduğu hastalık - Genital herpes vajiniti (virüslerin neden olduğu bir akıntı
- Vajinadaki yabancı cisimlerin oluşturduğu akıntı
- Kanserlerin oluşturduğu akıntılar
2- Servikal ( Servikse-Rahim Ağzına ait)
- Bakterilerin neden oldukları ( mesela gonore {belsoğukluğu} ve bu gibi
- Non-spesifik enfeksiyonlar ( Nedeni ve etkeni tanımlanamayan akıntılardır.)
- Virusların neden olduğu akıntılar (mesela herpes ve diğerleri)
- Kanserlerin neden olduğu akıntılar
- Polip dediğimiz bazı oluşumların yaptığı akıntılar
- Yaraların yaptığı akıntılar
En yaygın olarak görülen vajinal akıntı nedeni Mantarlar vede trikomanas ile çeşitli bakterilerin neden oduğu bakteriyal vaginozistir.
Vajinanın Mantar Hastalığı :
Maya enfeksiyonu olarak adlandırılır, Mantar tüm doğada bulunabilen bir hastalık etkenidir.Normalde vücudumuzda mantarlar bulunmakta ama bunlar normal şartlarda hastalık oluşturmamaktadır.Bazı koşullar bir araya geldiğinde var olan mantarlar kontrolsüzce çoğalarak hastalık oluştururlar.
Genelde büyük bir oranda mantar hastalığı oluşumundan Candida albicans sorumludur.
Yoğun,beyaz renkte,kesik süt görünümüne bir akıntı ve kaşıntı mevcuttur,dış dudaklarda ve çevrede kaşınmaya bağlı şişlik ve kızarıklık oluşabilir.(Her bu tip akıntı mantar hastalığı demek değildir, bu sadece genel bilgi olarak verilmiştir- lütfen hekime muayene olmadan kendi başınıza tedavi uygulamayınız !)
Vajinal mantar enfeksiyonlarının nedenleri :
Mantar enfeksiyonlarında
- gebelik,
- şeker hastalığı,
- kortizon kullanımı,
- antibiyotik kullanımı,
- bazen östrojen hormonu tedavileri,
- bazı doğum kontrol yöntemleri,
- sık ilişki,
- fazla sayıda partner ve korunmasız ilişki,
- tampon kullanımı,
- sentetik iç çamaşırı kullanılması,
- çok dar giyecekler ,
- ıslak mayo veya çamaşırla oturulması
- vajinanın içinin çok sık ve sabunla yıkanması,
- bazı ticari vajinal duşların kullanılması, kokulu tuvalet kağıtlarının bazıları
- aşırı klorlu havuzlara girmek mantar hastalığına yakalanma rizikosunu artırır.
- başkasına ait iç çamaşırı ve bu gibi şeylerin giyilmesi
-çok fazla diyet şekeri veya tatlandırıcı kullanılması
Tedavi: tedavi hekimin muayenesinden sonra verdiği ilaçların düzenli kullanımı ile olacaktır,hekiminiz ayrıca size iç çamaşırlarınızı kaynatmanızı ve de sıcak ütü ile ütülemenizi de önerebilir.Bazen kişinin cinsel partnerine de tedavi vermek gerekir,aksi takdirde ilişki ile ona geçirdiğiniz veya ondan aldığınız mantar hastalığını tedavi olup iyileştikten sonra tekrar alabilirsiniz.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Pek çok kadın için jinekolojik muayene, adeta hayatlarındaki korkuverici bir kabustur. Bunun ise en önemli nedenleri daha önce yaşanmış kötü tecrübeler ile çevreden duyulan abartılı ve yanlış
bilgiler sonucunda oluşmuş haksız ön yargılardır.
Unutulmamalıdır ki; zamanında ve rutin olarak yapılan muayeneler, bir çok hastalığın erken dönemlerde teşhisini sağlayarak sonradan ortaya çıkabilecek olumsuz durumları alınacak çok basit önlemlerle engelleyebilir.
Basit bir muayene ile örneğin rahim, rahim ağzı, yumurtalık ve vajen kanserleri çok erken safhalardayken yakalanabilir. Yine rahim ağzı (serviks) bölgesindeki gizli enfeksiyonlar - henüz bir yaraya sebebiyet vermeden- teşhis ve tedavi edilebilir.
Cinsel hayatı başlayan her kadının düzenli olarak, hiçbir şikayeti olmasa bile yılda en az bir kez bir jinekoloğa gidip muayene olması, ultrason ve smear aldırması tavsiye edilmektedir.
Jinekolojik Muayenede Neler Yapılır?
Muayeneye başlanmadan önce hastalar, idrar torbasının boşaltılması amacıyla tuvalete gönderilir. (Ancak idrar kaçırma problemleri olan hastalar bunun dışındadır. Çünkü bu kişilerde idrar kaçağını görmek açısından muayene sırasında mesane dolu olmalıdır.)
Jinekolojik muayene bu amaçla geliştirilmiş özel muayene masalarında, bütün muayenelerde olduğu gibi de gözlemle başlar. Bu aşamada dış üreme (genital) organlarında göze çarpan herhangi bir kitle, siğil, renk değişikliği, erozyon (yara) ve bunun gibi anormalliklerin olup olmadığına bakılır.
Daha sonra vagina içinin izlenmesine olanak veren "spekulum muayenesine" geçilir. Spekulum denen bir alet ile vagen duvarları birbirinden ayrılabilir. Bunun için ılık ve kayganlaştırılmış spekulum vagen içersine doğru ilerletilerek vagen duvarları ile vaginal akıntı ve özellikleri izlenir.
Spekulum muayenesi sırasında hastanın kendini kasmaması ve rahat bırakması işlemi son derecede kolaylaştırır. Çünkü kendini sıkan bir kadın, aslında spekulmu sıkıp kendi kendinin daha fazla acı hissetmesine neden olacaktır.
Vajinal muayenelerin vazgeçilmez aleti "spekulm" dur.
Spekulum muayenesi sonrasında vagina tepesindeki "rahim ağzına" ulaşır ve rahim ağzı yani "serviks" değerlendirilir. Servikal ektropion, erozyon, servikal akıntı, rahim ağzı kanseri bu muayene ile tespit edilir. Bu aşamada rahim ağzı bölgesinden "smear" denilen bir test için sürüntü alınabilir. Tüm bu işlemlerin her aşaması son derede kolay ve ağrısızdır.
Vaginanın genişliği, esnekliği, vaginaya doğru idrar torbası (sistosel) veya barsaklardan (rektosel) olan bir fıtıklaşmanın olup olmadığı değerlendirilir. Bu fıtıklaşma ve rahim sarkması olayı hasta ıkındırılarak da incelenir.
Spekulum muayenesi bitirildikten alet sonra çıkartılır ve iki elle yapılan muayeneye yani "bimanuel tuşe" ye geçilir. Bu muayene sırasında doktor bir eli ile vagina içersinden rahim ve yumurtalıkları muayene ederken diğer eli ile de karından bu muayeneye yardımcı olur. Tuşe, jinekolojik muayenenin en önemli parçası olarak kabul edilebilir.
Bakire kızlarda muayene vajinal yolla değil, ancak "rektal tuşe" denilen rektal yoldan olabilir. Bunun için bir elin işaret parmağı vazelinlenip diğer el kasık bölgesine konularak hasta muayene edilebilir.
Tuşe ile rahimim cesameti (büyüklüğü), pozisyonu, rahimden kaynaklanan herhangi bir tümoral oluşumun varlığı değerlendirilir. Daha sonra her iki yan taraftaki tüpler ve yumurtalıklar muayene edilir.
Yumurtalıkların boyutu nedir, kist veya tümör var mı, muayene sırasında ağrı var mı, bütün bunlar muayene sırasında değerlendirilir.
Jinekolojik muayeneye ek olarak meme muayenesinin de yapılması önerilmektedir.
Jinekolojik muayene bitirildikten sonra eğer gerekli görülürse abdominal (karından) veya transvaginal (vajenden) ultrason yapılır.

Jinekolojik muayene adet döngüsünün hangi gününde yapılır?
Jinekolojik muayene genellikle adet kanamasının olmadığı bir zamanda gerçekleştirilir. Ancak bazı durumlarda ve özellikle de ağrı, aşırı kanama gibi durumlarda bu kurala uyulamayabilir. Gerekli olan her durumda ve özellikle de acil durumların aydınlatılabilmesi için kanamalı olunan durumlarda da dahil her zaman jinekolojik muayene yapılabilir.
Jinekolojik muayene esnasında doktorunuzun sizden beklediği, sorulara açık ve net cevap vermeniz ve sağlığınızı ilgilendiren ayrıntıları gizlememenizdir. Muayene odasında doktorun elde ettiği bilgiler onun hiç kimseyle ve hatta özel durumlar dışında meslektaşları ile bile paylaşmadığı sırlardır. Bu sırları saklamak her doktor için mesleki bir onurdur.
Jinekolojik muayene sorgulama (latince: "anamnez") ile başlar.
Bu sorgulamada doktor şu soruların cevaplarını arar:
Genel Sorular
Yaş; Bekar mı / Evli mi? (Kaç yıldır evli); Bekarsa erkek arkadaşı olup olmadığı ve cinsel beraberlik olup olmadığı; Kendisi ve eşinin işi, eğitim durumları.
Şu andaki şikayet
Ne zaman başladı? Herhangi bir doktora bu şikayet nedeniyle başvurdu mu? Daha önce benzer şikayetleri oldu mu? Ne tedavi gördü?
Gebelik öyküsü
Daha önce kaç doğum yaptı? Kaçı yaşıyor? Daha önce düşük ya da erken doğum oldu mu? Daha önce istenmeyen gebelik nedeniyle ya da normaldışı kanama nedeniyle kürtaj (bkz Sayfa:---) uygulandı mı?
Adet döngüsü ile ilgili sorular
* Son Adet Tarihi? Burada istenen bilgi son görülen adet kanamasının bittiği gün değil, başladığı gündür.
* Kaç günde bir adet görüyor? Burada aranan kanamasız geçen günlerin sayısı değil her iki kanamanın başlangıç günleri arası süredir.
* Adet kanaması kaç gün sürüyor? Günlük kanama miktarı ne kadar?
* Son 8-12 ay içinde görülen adetlerde herhangi bir sorun yaşandı mı? Yani aşırı kanama, adet gecikmesi sonrası kanama ya da ara kanaması, lekelenme gibi problemler yaşandı mı?
* Adet öncesindeki bir hafta-10 günlük dönemde herhangi bir rahatsızlık duyuyor mu?
* Adet esnasında aşırı ağrı oluyor mu?
Gebelikten korunmayla ilgili sorular
* Korunuyor mu?
* Hangi yöntemi uyguluyor? Ne zamandan beri? Daha önce farklı bir yöntem uygulandı mı?
Genital sistemin sağlığını değerlendiren diğer sorular
* En son jinekolojik değerlendirme ne zaman yapıldı? Herhangi bir hastalık tanısı kondu mu? Ne tedavi uygulandı?
* Akıntı, kasık ağrısı, ilişki esnasında ağrı, bel ağrısı, idrarla ilgili problemler, dışkılamayla ilgili problemler var mı?
Genel vücut sağlığıyla ilgili sorular
* Daha önce tanısı konmuş bir hastalık var mı? (tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, kalp hastalığı, astım, ruh sağlığı sorunu gibi)
* Daha önce geçirilen bir ameliyat var mı?(apandisit ameliyatı, bademciklerin alınması, safra kesesinin alınması gibi) Bu ameliyatlarda bir sorun yaşandı mı?
* Sürekli kullanılan bir ilaç var mı? (Ağrı kesici gibi)
* İlaçlara veya başka maddelere karşı allerji veya aşırı duyarlılık (yan etkiler dahil) var mı?
Diğer sorular
* Uyku düzeni, beslenme düzeni nasıl?
* Cinsel ilişkiyle ilgili sorun var mı?
* Sigara, alkol ya da diğer bağımlılık yapıcı madde kullanma alışkanlığı var mı?
Jinekolojik muayene (pelvis değerlendirmesi)
Sorgulama sonrası doktor pelvik muayeneye geçer. Pelvik muayene mesane boşken yapılır. Siz jinekolojik muayene masasına yatarsınız ve muayene masasının özelliğine göre bacaklarınızı ya da ayak tabanlarınızı masanın özel yerlerine yerleştirmeniz istenir. Hastanın bu şekilde durmasına tıp dilinde "litotomi pozisyonu" adı verilir.
Muayenenin ağrısız olabilmesi ve genital sistem hakkında üst düzeyde bilgi edinilebilmesi için karnınızı gevşetmiş ve belinizi masaya tümüyle yaslamış olmanız gerekir. Bunun için gerekirse doktorunuz bir süre bekler. Bu gevşeme gerçekleştiğinde muayene tamamen ağrısız olacaktır.
Pelvik muayene şu şekilde seyreder
Doktorunuz ilk önce karnınızın alt kısmına bakarak burada olan ameliyat izlerini not eder. Daha sonra her iki elini kasık bölgelerine yerleştirerek burada lenf bezi büyümesi olup olmadığını araştırır. Dış genital sistemi (vulva) gözle inceler ve varsa patolojileri saptar. Daha sonra dış dudakları her iki elle aralayarak yukarıdan aşağı klitoris, uretra girişi, kızlık zarı ve artıklarınında varolan patolojileri ve varsa doğum esnasında oluşan hasarları not eder.
doktorunuz öncelikle dış genital bölgenizi dikkatlice gözden geçirir

İkinci Aşama Bimanuel ( elle ) muayene

Jinekolojik muayenede vajinal spekulum adı verilen aletin vajinaya yerleştirilmesi

Bazı doktorlar bunun yerine iki parçadan oluşan modellerini tercih edebilirler. Aletin en önemli özelliği vajina duvarlarını birbirinden ayırarak rahimağzını görünür hale getirmesidir.
Bu esnada doktor vajinayı tümüyle inceleme imkanı elde eder. Var olan akıntının niteliği not edilir. Daha sonra spekulum biraz daha derine itilerek rahimağzı gözlenir. Burada erozyon ("yara"), doğuma bağlı yırtık, varsa enfeksiyon belirtileri not edilir. Bu esnada papsmear fırçası rahimağzına yerleştirilerek birkaç kez döndürülür. Böylece rahimağzı içi ile rahimağzı-vajina birleşim yeri arasından hücre numunesi toplanır. Fırça dışarı çıkarılarak özel bir cam üzerine yayılır ve hemen özel bir sprey sıkılarak işleme tabi tutulur.
Papsmear için örnek alınması işlemi doktordan doktora değişmek üzere çeşitli yapılarda çubuklar kullanılarak gerçekleşir. Bu işlem her zaman ağrısızdır. Bazı durumlarda numune alınması sponrasında birkaç damla kanamanız olabilir. Doktorunuz aksini söylemediği sürece bu tamamen normal kabul edilir.

Elle muayenenin rektovajinal adı verilen özel bir şekli. Bazı doktorlar bu incelemeyi rutin olarak yaparlarken bir kısmı bunu yalnızca özel durumlarda uygularlar.
Bakirelerde muayene
Bakire olan bir kadın jinekolojik muayeneye daha da çekinerek gelir. Hatta bazı kadınlar önceden doktoru ya direkt arayarak, ya da doktora muayene olmuş kişilerden bilgi toplayarak bu doktorun muayene yerine ultrasonografiyle değerlendirme yapıp yapmadığını araştırırlar. Unutmayın: Ultrasonografi bir görüntüleme yöntemidir ve asla elle muayenenin yerini tam olarak tutamaz. Elle muayenede muayene edilen bölgenin ağrıya duyarlı olup olmadığı, kitle varlığı durumunda kitlenin kıvamı ve diğer bazı nitelikleri ultrasonografi incelemesiyle anlaşılamaz.
Bakire bir kadının muayenesinde spekulum muayenesine kadarki aşamalar aynıdır. Spekulum muayenesi aşaması atlanır. Rektal (makattan) çift elle muayene amacıyla sağ işaret parmağı vazelinle kayganlaştırıldıktan sonra rektuma yerleştirilir ve sol el de karın alt kısmına yerleştirilir. Vajinal muayenedeki bilgilerin tümü bu muayenede elde edilir. Bu muayene hafif rahatsızlık verici olmasına karşın çok önemli bilgiler vermesi nedeniyle yapılmasında fayda vardır.
Bazı durumlarda elle muayene işleminde doktor bir parmağını vajinaya diğer parmağını rektum bölgesine yerleştirerek değerlendirme yapar. Rektovajinal değerlendirme adı verilen bu muayene ciddi enfeksiyon veya kanser şüphesinde uygulanan bir incelemedir. Bazı doktorlar ise bu incelemeyi rutin olarak yaparlar.
Pelvik muayene esnasında eğer kanama yoksa papsmear rutin olarak, hiç bir patoloji saptanmasa bile alınır. Muayene esnasında gerekli bazı durumlarda vajinal kültür için numune de alınabilir. Vajinal kültür, ucu pamuklu bir çubuğun vajinanın çeşitli bölgelerine ve rahimağzına değdirilerek bu bölgeden numune alınması işlemidir.
Daha sonra spekulum bulunduğu yerden yavaşça çıkarılır. Çıkarma esnasında mesane sarkması (sistosel) veya rektosel (kalınbağırsak sarkması (rektosel) gibi doğumlara bağlı olarak gelişmiş sarkmalar varsa not edilir.
Pelvik muayenenin son aşaması elle yapılan muayenedir
Doktor bir elinin işaret ve orta parmağını vajinaya yerleştirir, diğer elini de karın alt kısmına bastırır. Bu incelemede ilk önce iki el arasında kalan rahimin büyüklüğü, kıvamı, varolan rahime ait kitleler ve rahimin duruş şekli (öne dönük, ters) not edilir. Doktor bu aşamada rahimağzını ileri geri ve yanlara doğru hareket ettirir ve bu hareketin ağrıya yol açıp açmadığını değerlendirir (Bu esnada az miktarda ağrı duyulması normal kabu edilebilirken aşırı ağrı duyulması enfeksiyon ya da dış gebelik habercisi olabilir).
Daha sonra doktor sol elini mesane üzerine yerleştirerek bastırma esnasında ağrı olup olmadığını kontrol eder (ağrı olması sistit belirtisi olabilir).
Takiben doktor sağ elini ilk önce vajinanın yan duvarına doğru getirerek sağ yumurtalık ve çevresindeki yumuşak dokular hakkında bilgi edinir. Burada muayene esnasında bölgede kitle olup olmadığı kontrol edilir. Bölgede bastırmakla aşırı ağrı olması enfeksiyon habercisi olabilir. Aynı işlem sol yumurtalık bölgesinde de tekrarlanır ve pelvik muayene tamamlanmış olur.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Resim 1- Normal serviks görünümü
![[Resim: image384dz4.jpg]](http://img74.imageshack.us/img74/5660/image384dz4.jpg)
Halk arasında rahim ağzında yaraolarak bilinen "servisit" en sık karşılaşılan jinekolojik problemlerdenbirisidir. Genel anlamı ile servisit rahim ağzı dokusunun iltihabıdır.Sıklıkla bir enfeksiyona bağlıdır, ancak bazen irritasyon ya da travmasonrası da ortaya çıkabilir.
Kadınların yarısından fazlası hayatının bir döneminde bu hastalığayakalanır. Yaşı ne olursa olsun cinsel yönden aktif her kadın servisitiçin uygun bir adaydır.
Kasık ağrısı ve vajinal akıntısı olan kadınların çoğunda başka bir hastalıkla bir arada ya da tek başına servisit bulunabilir.
Belirtileri diğer pek çok hastalığa benzediği ve spesifik yakınmalaryaratmadığı için kişinin kendi kendine servisitten şüphelenmesi zordur.Genelde başka bir nedenden dolayı yapılan jinekolojik muayene ile farkedilir.
[COLOR=red]Belirtiler
Servisitin ilk belirtisi adet kanamasının bitişini takip eden dönemdeortaya çıkan vajinal akıntıdır. Diğer belirtiler arasında anormalvajinal kanama, kaşınma, vajinada yanma, ilişki esnasında ağrı, ilişkisonrasında kanama, idrar yaparken yanma ve bel ağrısı bulunur.
Hafif vakalarda herhangi bir bulgu olamayabilir ancak olay ilerledikçe kötü kokulu ve iltihabi bir akıntı ortaya çıkar.
Uzamış ve tedavi edilmemiş bir servisit mukus (serviks salgısı)yapısını kötüleştirerek spermlerin servikal kanala girişini bozabilirve bu şekilde kısırlığa yol açabilir.
Kısırlık tedavisinin ilk aşaması serviks ve vajendeki enfeksiyonların düzgün şekilde giderilmesidir.
Servisiti olan kadın gebe kalırsa da düşük ve erken doğum risklerivardır. Ayrıca bu tür annelerden doğan bebeklerde doğum sonrası akciğerve göz enfeksiyonları da normalden daha fazla görülür.
Tanı
Yalnızca bir jinekolojik mauyene bile önemli derecede fikir vericidir.Servikste en sık karşılaşılan problemler; Servisit (Resim 2) veServikal "ektoprion" denilen iç epitelin dışa taşınması durumlarıdır(Resim 3).
Servisit, yani serviksin iltihabı, vücudun normal çalışan savunma mekanizmalarının bir sonucu gelişir.
Herhangi bir dokuda yaralanma, irritasyon ya da enfeksiyon olduğundabeyaz kan hücreleri yani akyuvarlar o bölgeye göç ederler ve bubölgedeki kan akımı artar. Bu olay serviskte olduğunda, normalde açıkpembe olan serviks kızarır ve şişer. Bu durum muayenede yara şeklindegörülebilir.
Servisit tanısı genelde jinekolojik muayene ile konsa da tanıdan eminolmak ve kesin tanı koyabilmek için bazı ek tetkikler gerekebilir.
Serviksteki lezyonları tanımak çok önemlidir. Nitekim bazan Servikskanseri de özellikle erken evrede servikal yaralar ilekarıştırılabilmektedir.
Servisit Tanısında Kullanılan Testler
Smear
Servikal enfeksiyonu ve erken dönem serviks kanserinin taramasında kullanılır.
Smear her kadının yılda bir defa yaptırması gerek son derece basitancak bir o kadar da önemli bir testtir. Muayene sırasında, rahim ağzısalgısından ince bir fırça ile sürüntünün alınıp bir cam üzerineyayılarak patolojik incelemenin yapılması işlemlerini içerir. Sonderecede ağrısız ve basit bir işlemdir.
Biopsi
Eğer rahim ağzı ileri derecede anormal görünüyor ise lokal anestezialtında şüpheli alanlardan serviks biopsisi (parça alımı) yapılabilir.
Eğer tek bir alan belirlenemiyorsa saat 3,6,9 ve 12 hizalarından biopsi alınır ve patolojik incelemeye gönderilir.
KolposkopiRahim ağzının ve vajenin ışık altında büyütece benzer bir optik alet yardımı ile incelenmesidir.
Şüpheli alanları daha kolay ortaya çıkarmak için kolposkopi öncesirahim ağzı bir takım kimyasal maddeler ile silinir ve daha sonraboyanır. Dokunun boya tutmadaki farklılıklarına göre biopsi alınacakyer tespit edilir.
Kolposkopi ile rahim ağzındaki kılcal damarların yapıları dadeğerlendirilir ve anormal damarlanma olup olmadığı saptanır. Budamarlanma değişiklikleri servisit ile kötü huylu hastalıklarınayrımında önemlidir.
Servisit NedenleriServisitin başarılışekilde tedavi edilebilmesi altta yatan nedeninin tanımlanması ileilgilidir. Eğer buna neden basit bir irritan (tahriş edici) madde isebu maddenin kullanılmaması sorunu çözecektir.
Altta yatan sebep bir enfeksiyon ise uygun şekilde antibiyotik tedavisi servisit problemini de çözecektir.
Servisite neden olan en önemli üç mikroorganizma klamidya, gonore vetrikomonasdır. Bunun dışında bazı allerjik maddeler de bu duruma yolaçabilir.
Servisit Tedavisi
Eğer servisit durumu uzamış veya altta yatan etkenin tedavisine rağmentabloda gerileme yoksa bu bölgedeki anormal hücreleri tahrip etmek içinbazı küçük cerrahi girişimler yapılabilir.
En sık kullanılan koterizasyon (yakma), krioterapi (dondurma) ve lazer tedavileridir.
Her üç metotta da amaç aynıdır: iltihabi dokunun öldürülerek yaranın adeta dağlanması.
KoterizasyonKoterizasyon ısı yardımı ile tahrip etmektir. Halk arasında bu işleme "yara yakma" adı verilir.
Kronik servisitteki en eski ve en klasik yöntemdir. Kalem şeklinde birprobun ucundan elektrik akımı geçirilerek ısı elde edilir.
Bir kaç dakika süren işlem esnasında çok hafif ağrı olabilir. Nadirenkoter sonrası oluşan nedbe dokusu rahim ağzı kanalında tıkanmalara yolaçabilir.
Kriyoterapi
Krioterapi ise sıvı karbondioksit veya azot yardımı ile anormaldokuların dondurulmasıdır. Buna da halk arasında "yara dondurma" ismiverilir.
Kotere göre bazı avantajları vardır. Daha az ağrıya neden olur ve daha kontrollü bir doku tahribine olanak tanır.
Daha az nedbe dokusu oluşmasını sağlar. Bu nedenle servikal kanalda daralmaya yol açmaz.
Tabanca şeklinde bir cihaz ile uygulanır. Bu tabancanın ucunun değdiğiyerler donar. İşlem herhangi bir anestezi uygulanmadan yapılır. Sonderece basit ve bir kaç dakika süren bir işlemdir.
Lazer
Dokuların lazer ile tahrip edilmesidir. Kriyoterapiye bir üstünlüğü yoktur.
Tedavi şekli ne olursa olsun hücrelerin tahrip edilmesini takiben 1-2hafta kadar süren kirli bir vajinal akıntı görülür. Bu süre zarfındalekelenme şeklinde kanamalar olabilir, bu nedenle işlemlerden sonra 3-4hafta kadar cinsel ilişkiden kaçınmak gerekir. Tamamen iyileşme bazen6-8 hafta kadar zaman alabilir.
Servisitten Korunmak İçin Önlemler
*Servisitten korunmak ya da erken dönemde teşhis edilmesini sağlamak için bazı basit önlemler yeterlidir.
*Çok emin olmadığınız kişiler ile ilişkiye girmeyin. Partnerinizdegonore belirtileri varsa hemen doktorunuzla görüşün. Şüpheliilişkilerinizde prezervatif kullanın.
* Vajinal akıntı varlığında muayene olmayı geciktirmeyin.
Herhangi bir şikayetiniz olmasa bile yılda bir kez jinekolojik muayeneden geçin ve mutlaka smear aldırın.
* Kokulu tampon, deodorant, pudra gibi irritan maddeleri asla kullanmayın.
* Vajen içini suyla veya sabunla kesinlikle yıkamayın. Çünkü o bölgenindoğal asidik bir ortamı vardır. O ortamın bozulması sizi enfeksiyonlaraçısından riske atacaktır.
* İç çamaşırlarınızı sık sık değiştirin ve sentetik olmayan pamukluları tercih edin.
* Tuvalet sonrası temizliğinize dikkat edin. Her zaman önden arkaya doğru silin, arkadan öne değil.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık yüzde 40-45’ini jinekolojik kanserler oluşturuyor. Jinekolojik kanserlerden korunmak için her yıl en az bir kere muayene olunması ve gerekli taramalar tamamlanarak uzman hekim tarafından incelenmesi gerekiyor.Fatih Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilgün Turhan, günümüzde kadınlarda görülen jinekolojik kanserlerin giderek artış gösterdiğini söyledi.Jinekolojik kanserlerin tek bir nedene bağlı olarak gelişmediğini ifade eden Prof. Dr. Nilgün Turhan, kansere neden olan risk faktörlerinin bilinmesinin, tedavide ve korunmada hayati önem taşıdığını anlattı.Turhan, sigara kullanımının diğer kanser türlerinde olduğu gibi jinekolojik kanser türleri için de çok önemli bir risk faktörü olduğunu vurgulayarak, cinsel yolla bulaşan hastalıkların, erken yaşta cinsel ilişki, kocası çok eşli kadınlar ve genellikle düşük sosyo ekonomik durumdaki kadınlar arasında yaygın görüldüğünü söyledi.
En Fazla Yumurtalık Kanseri Ölüme Yol Açıyor
En sık rastlanan jinekolojik kanser türünün, rahim ağzından kaynaklanan ve halk arasında rahim ağzı kanseri olarak adlandırılan “serviks” kanseri olduğunu belirten Turhan, rahim ağzı kanserinin dünya genelinde meme kanserinden sonra kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu kaydetti. Turhan, bu kanser türünün, PAP smear tarama testi ile çok erken dönemde tanımlanabildiğine işaret ederek, “ABD’de 2003’te 12 bin 200 yeni vaka teşhis edildi ve yine aynı yıl 4 bin 100 kadın bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirdi. ABD’de 100 binde 8.7 kadında rahim ağzı kanseri teşhis edilirken Haiti’de bu oran 100 binde 94 kadına kadar çıkıyor” dedi.İkinci sırayı rahmin iç tabakasından kaynaklanan ve halk arasında rahim kanseri olarak bilinen “Endometrium” kanserinin aldığını anlatan Turhan, modern toplumlarda rahim kanserinin sıklığının giderek arttığına ancak ölüm oranının oldukça düşük olduğuna dikkati çekti. Turhan, “Çünkü modern gelişmiş toplumlarda bu hastalık erken yakalanabiliyor ve iyi tedavi ediliyor. 2003’te ABD’de 40 bin 100 rahim kanseri vakası teşhis edildi ve bu hastalıktan dolayı sadece 6 bin 800 kadın yaşamını yitirdi” diye konuştu.Yumurtalıklardan kaynaklanan ve “over” kanseri olarak adlandırılan yumurtalık kanserlerinin ise jinekolojik kanserler içinde en fazla ölüme yol açan kanser türü olduğunu belirten Turhan, 40 yaşın üzerindeki kadınların yüzde 12’sinde over kanserinin teşhis edildiğini, tüm kadınların yüzde 5’inde bu kansere rastlandığını söyledi. Turhan, “ABD’de 2003’te 25 bin 400 vaka teşhis edildi ve yine aynı hastalıktan 14 bin 500 kadın yaşamını yitirdi. Yumurtalık kanserinde tanı sonrası ortalama yaşam süresi yüzde 35’dir” dedi.Rahim iç yüzü kanserinde şişmanlık, diyabet öyküsü, geç menopoz yaşı, kısırlık ve progesteron olmaksızın tek başına östrojen kullanımının risk faktörü olduğunu anlatan Turhan, yumurtalık kanserinde ise belirgin bir neden saptanamadığını, ancak yaş, ailesel faktörler ve yüksek hayvansal yağ içeren beslenme gibi çevresel ve genetik faktörlerin etkili olduğunu kaydetti.Turhan, vulva ve tüplerden kaynaklanan kanserlere az rastlandığını, başarılı tedavi yanıtının alındığı bu grup kanserlerin çok fazla hayati tehlike taşımadığını söyledi.
Semptomlara Dikkat
Jinekolojik kanserlerin belirtilerinin farklılık gösterdiğini dile getiren Turhan, rahim ağzı kanserinde cinsel ilişki sonrasında lekelenme tarzında vajinal kanama, adet miktarında ya da süresinde artış, kahverengi vajinal akıntı şeklinde belirtiler olabileceğini söyledi. Turhan, ileri evrelerde bel ve kasık ağrısı, idrar yapmada güçlük ya da bacak ödeminin de görülebileceğini kaydetti.Rahim kanserinin, erken bulgu veren bir kanser türü olduğunu ifade eden Turhan, menopoz öncesi ya da menopoz döneminde anormal kanamalarla belirti verdiğini söyledi.Turhan, yumurtalık kanserinin ise geç bulgu verdiğini ve bulguların kendine özgü olmadığını belirterek, “Karın şişliği, ağrı, hazımsızlık, karın çevresinde artış, anormal vajinal kanama, en sık görülen belirtilerdir” dedi. Yumurtalık kanserinin geç bulgu vermesinin, yumurtalık kanseri hastalarının yüzde 70’ine geç evrede tanı konmasına neden olduğunu dile getiren Turhan, vulva kanserinin en sık bulgularının ise kronik kaşıntı, vulvada ele gelen kitle, ağrı, kanama ve ülserler olduğunu söyledi.
Jinekolojik kanserlerin nedenleri çok farklı olduğu için korunmada da birçok faktörün dikkate alınması gerektiğini belirten Turhan, rahim ağzı kanserinden korunmak için cinsel yolla bulaşan hastalıklardan özellikle HPV enfeksiyonundan korunmanın ön plana çıktığını kaydetti.Turhan, bir kadının yaşam boyu genital HPV enfeksiyon geçirme riskinin yüzde 80 olduğunu, bu enfeksiyonların çoğu kendiliğinden iyileşse de “HPV virüsünün rahim ağzı kanserinden yüzde 99.7 oranında sorumlu” olduğunu bildirdi.9-45 yaşları arasında yapılan HPV aşısının rahim ağzı kanserini yüzde 75 oranında önlediğini belirten Turhan, “Her yıl 300 bin kadının ölümüne sebep olan rahim ağzı kanserine karşı aşı ve PAP smear testi ile düzenli takipler yapılmalı” dedi.Turhan, üreme çağında doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda, rahim ve yumurtalık kanserlerinin görülme oranlarının belirgin oranda azaldığının tespit edildiğini ifade ederek, şu önerilerde bulundu:” Sigara kullanılmamalı. Aşırı kilo alımı engellenmeli, tek başına östrojen alınmamalı ve kanserleşme riski taşıyan rahim hastalıkları uygun tedavi edilmeli. Yumurtalık kanserinde doğum kontrol hapları kullanılabilir ve ailede yumurtalık kanseri varlığında koruyucu girişimler önerilebilir. Yılda en az bir kez jinekolojik açıdan muayene olmalı ve tarama testleri yaptırılmalı
Nasıl korunabiliriz?
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
« Önceki ::